Kararın Konusu:
İşverenin işletmesel karar alarak güvenlik hizmetlerini dışarıdan hizmet alımı yoluyla yürütmesi sonucu yapılan fesihlerin, geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve bu konuda bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi.
Uyuşmazlığın Özeti:
Bankanın, yardımcı iş niteliğindeki güvenlik hizmetlerini alt işverene devretmesi üzerine güvenlik görevlilerinin iş sözleşmeleri feshedilmiştir. Benzer davalarda bazı Bölge Adliye Mahkemeleri feshi geçerli, bazıları ise geçersiz sayarak işe iade kararı vermiştir. Bu çelişkinin giderilmesi Yargıtay’dan istenmiştir.
Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi:
- İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerine dayalı fesihlerde işletmesel kararın varlığı zorunludur.
- İşletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi değildir; ancak hukuka uygunluk yönünden denetlenir.
- İşveren, işletmesel kararın:
- Tutarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığını,
- İstihdam fazlalığı yaratıp yaratmadığını,
- Feshin kaçınılmaz olup olmadığını (feshin son çare olması ilkesi)
ispatlamakla yükümlüdür.
- İşverenin yönetim hakkı sınırsız değildir; dürüstlük kuralına uygun kullanılmalı, keyfi davranılmamalıdır.
- İşverenin keyfi davrandığı iddiasını işçi ispatlamalıdır.
Somut Olay Açısından Sonuç:
- Güvenlik hizmetinin alt işverene devri, kural olarak işletmesel bir karardır ve hukuken mümkündür.
- Ancak bu kararın sürekli ve kalıcı şekilde uygulanması, fesih sonrası işçinin çalışma olanağının gerçekten ortadan kalkması gerekir.
- Banka faaliyetlerine devam ettiği hâlde güvenlik ihtiyacının sürdüğü durumlarda, yalnızca hizmet alımına geçilmesi tek başına geçerli fesih nedeni sayılmaz.
Kararın Önemi:
Bu karar, işletmesel karara dayalı fesihlerde;
- İşverenin ispat yükümlülüğünü,
- Tutarlılık, keyfilik ve ölçülülük (son çare) denetimlerini,
- Alt işverene devir gerekçesiyle yapılan fesihlerin otomatik olarak geçerli sayılamayacağını
açık biçimde ortaya koymaktadır.